TÜRKİYE MAHVOLUYOR

TÜRKİYE MAHVOLUYOR

Zaman geçtikçe her şeyi tüketen insanlar olduk. Elimizde olan ne varsa; para, gülümseme, enerji, sevgi, ormanlar, hayvanlar... Elimizi neye attıysak zarar verdik, veriyoruz.

Sanki yüzyıllardır ilk çağdan çıkamamışçasına süren bir cehalet aldı başını gidiyor. Teknoloji ilerledi diyoruz bilgi herkesin elinin altında 7den 70e, ama gittikçe geriye gidiyoruz. İnsani duygulardan çok yoksunlaştı insanımız, herkes maddeci oldu. Paraya taptılar, marka telefonlarla gösterişe girdiler cebindeki üç kuruş parayla, ya da çok paradan sapıttılar benliklerini-ruhlarını uçsuz bucaksız bir yerlerde kaybettiler bu insanlar.

Her yerde korkunç olaylar olabilir ama ben bu ülkede yaşıyorum ve önce kendi yaşadığım yerlerden başlamak istiyorum. Türkiye çok güzel bir ülke, gerek kuzeyiyle gerek güneyiyle… Yemyeşil ormanlarına yaylalarına âşık kimisi, kimisi de masmavi denizine oksijenine âşık Türkiye’nin. Gezsen bile doyamazsın, Karadeniz’i var, Ege’si var, Akdeniz’i var, Doğu’su var…

Sorun da burada zaten olan şeyleri tüketme arzusu kötülükle işbirliği içinde bu yüzyılda. Daha fazla bina daha fazla para olsun diye huzuru katlettik. Ormanları kestik, oksijeni bile zehirledik santrallerle. Hayvanlara can dostlarımıza zarar verir olduk! Sınırsız sevgiyi böyle uçurumdan yuvarladık o kadar iyilik yapabileceğimiz şey varken. Doğaya sırtımızı döndük, işkence ettik. Kaosu yarattık, kötülüğe ev açtık adeta normal bir şeymiş gibi.

İnsanlar artık iyiliği bile ortadan kaldırmaya çalışıyor, başkasının koyduğu bir kap suyu yere döküyor bir kap mamaya zehir atıyor. Utanın artık! Asıl yapılması gereken şeyleri görünce artık hayretle şaşkınlıkla tepki veriyoruz. İnsanoğlu böyle olmamalı sahip olduklarını koruyup kollaması yüceltmesi gerekirken tam tersini yapıyor. Tatile gidiyor, pikniğe gidiyor güzel bir yer bulduğunda ve giderken orayı dağıtarak pisleterek dönüyor evine. Çelişkinin de böylesi işte. Denizi güzel diye bir yere tatile gidersin ki zaten insan görsel olarak tatmin olduğu bir yere gitmek ister. Ve ardından harap etme işlemlerini görürsün; denizde yüzen plastikler, şişeler, bebek bezleri, yemek çöpleri… Doğal olanlarda çekirdeklerden anlarsın zaten ultra düzey düşünür(!) halkımın buralara uğradığını!

Güzel olan şeyleri sever insanlar; ama onların tüketilmeye değil sürdürülmeye ihtiyacı var böyle güzel kalabilmeleri için. İnsanımızın da bilince ihtiyacı var daha doğrusu beyine!


Pikniğe git dönerken çöpünü alıp git!
Çöplerin çöp tenekelerine ait olduğunu doğadan uzaklaşmaları gerektiğini unutma!
Hayvanların bu kadar cömert koşulsuz sevgileri karşısında onların hayata tutunmaları için bir kap yemeği ve ufak bir sevgiyi çok görme!
Sevgiye sevgiyle karşılık ver ki küçük çocuklar bunu örnek alarak güzel günlere büyüsünler güzel insanlarla!
Ve en önemlisi insan olmayı bil, canavar değil!